Ekin Yayınları’nın hikâyesi, 1988 yılında Yöneliş ile başlayan bir yayıncılık arayışına dayanır. 1996 yılında Ekin Yayınları adıyla kurumsallaşan bu yolculuk, aradan geçen yıllar boyunca yalnızca kitap yayımlayan bir yayınevinin değil; düşünceyi, kültürü ve toplumsal sorumluluğu yayıncılığın merkezine alan bir geleneğin oluşmasına dönüştü.
Bizim için yayıncılık, yalnızca nitelikli eserleri okurla buluşturmak değildir. Kitabın, insanın dünyayı anlama biçimini değiştirebilen; düşünceyi besleyen, soruları çoğaltan ve hayatla ilişki kuran güçlü bir imkân olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle yayımladığımız her eseri daha geniş bir fikrî ve kültürel inşanın parçası, her okuru da bu yolculuğun asli unsuru olarak görüyoruz.
Bu anlayış, kitaplarla sınırlı kalmadı. Dünya ve İslam (1990), Haksöz (1991), Özgür Üniversite (1997), Haksözhaber (1999) ve Temmuz (2016) gibi dergi ve dijital yayın projeleriyle süreli yayıncılık alanında da özgün ve süreklilik taşıyan bir birikim oluşturduk. Farklı dönemlerde farklı yayın mecralarıyla düşüncenin dolaşım alanını genişletmeye; sözün, fikrin ve eleştirinin canlı kalmasına katkı sunmaya çalıştık.
Bugün Ekin Yayınları ve bünyesindeki markalarla birlikte, farklı alanlarda yüzlerce eseri okurlarla buluşturmuş olmanın sorumluluğunu taşıyoruz. Geçmişten devraldığımız birikimi korurken, değişen dünyanın sorularını ve yeni kuşakların ihtiyaçlarını dikkate alarak yayıncılık yolculuğumuzu sürdürüyoruz.
İlkelerimiz
Zihinsel ve Kimliksel İnşa
Kur’anî kavramların sahih biçimde anlaşılmasına, siyer ve medeniyet birikimimizin yeniden okunmasına; muhkem bir kimlik ve sorumluluk bilincinin oluşmasına katkı sunmak.
Bütüncül Yayıncılık
Fikirden edebiyata, siyasetten sosyolojiye, hukuktan sanata uzanan geniş bir alanda; insanı ve toplumu farklı yönleriyle ele alan, ufuk açıcı ve nitelikli eserler yayımlamak.
Adalet ve İnsan Onuru
Her türlü zulüm ve adaletsizlik karşısında adaletin, özgürlüğün ve insan onurunun yanında duran bir yayıncılık çizgisini korumak.
Hayatla Buluşan Yayıncılık
Kitap ile hayat, düşünce ile eylem arasındaki bağı önemsemek; yayıncılığı toplumsal dönüşüme, kardeşliğe, dayanışmaya ve nitelikli bir okur kuşağının yetişmesine katkı sağlayan canlı bir faaliyet olarak görmek.
Geçmişten Geleceğe
Yaklaşık kırk yıla yaklaşan yayıncılık serüvenimiz boyunca değişen yalnızca yayın mecraları, kitap biçimleri ve okuma alışkanlıkları oldu. Hakikati arama, adaleti gözetme ve iyiliği çoğaltma sorumluluğumuz ise değişmedi.
Bugün yayıncılığı geçmişten devraldığımız bir birikimi geleceğe taşıma sorumluluğu olarak görüyoruz. Yeni sorulara yeni cevaplar ararken, temel ilkelerimizden ve bizi biz yapan yayıncılık anlayışından vazgeçmiyoruz.
Çünkü biliyoruz ki iyi bir kitap yalnızca okunmaz; insanın zihninde bir iz bırakır, bakışını değiştirir ve hayatına dokunur.
Güzellik Ağacına Kitaplardan Bir Merdiven
“Güzel söz; kökü sabit, dalları gökte olan güzel bir ağaca benzer.”
(İbrahim, 14/24)
Biz, sözü kökü sağlam, ufku geniş bir güzellik ağacının dalları gibi görüyoruz.
Ekin Yayınları olarak bu ağaca kitaplardan merdivenler inşa etmeye; sahih, nitelikli, kuşatıcı ve hayatla bağ kuran eserleri okurlarımızla buluşturmaya devam ediyoruz.
Geçmişten aldığımız emaneti geleceğe taşımanın, bizim için yayıncılığın en temel anlamlarından biri olduğuna inanıyoruz.